Prof.Dr Osman Müftüoğlu ”Sülforafan İçeren Besinleri Böyle Yiyin”

Sağlıklı Yaşam

Her türlü lahanada (karası, beyazı, yeşili), karnabaharda ve lahanagiller grubundan turp ve benzeri sebzelerde de bol miktarda sülforafan var. Kısacası, “Karnabahar, lahana, turp” takımına daha çok ağırlık vermeniz de yeterli. Ayrıca üçünde de bol miktarda posa/lif var. Üçü de düşük kalorili besinler olduklarından kilo kontrolüne yardımcı. Üçü de folik asit, C vitamini, K vitamini, kalsiyum, selenyum gibi sağlığımızı olumlu etkileyen maddelerden zengin. 

Sofralarınızda Lahana ve Karnabahar’a sık yer vermeniz, mümkünse onları pişirmeden, doğal halleriyle -mesela salata şeklinde tüketmenizdir. 

 Lahana veya Karnabahar’daki Sülforafandan faydalanmak istiyorsanız onları hemen pişirmeyin. Önce küçük parçalar halinde doğrayın veya biraz ovun. 30-40 dk. bekleyin. Sonra isterseniz çiğ, isterseniz pişirip yiyin.  

Bunu yapmazsanız “mirosinaz” enzimi serbestleşemiyor. Bu enzim olmayınca da “Sülforafan” üretimi olmuyor.  

Sülforafan çok güçlü bir kanser savaşçısı. Sülforafan içeren besinler kömür ateşinde kızartılmış et/kebap gibi besinlerle yendiğinde et/kebapta ateşte yanma nedeniyle oluşabilecek kanserojenlerle bağlantılı bir kanser tipi olan kolon kanserinden korunmanıza destek olabiliyor.  

Bunun bir anlamı da şu: Eğer mangal keyfi yapacaksanız,  masanızda turpa, lahana salatasına/turşusuna ve karnabahar salatasına da yer açın.