Aşık Olduğunla Evlen Ama Aşıkken Evlenme



Aşık Olduğunla Evlen Ama Aşıkken Evlenme

Daha önce defalarca söylediğim ve yazdığım ‘Aşık olduğunla evlen ama aşıkken evlenme’ sözünü geçen perşembe Okan Bayülgen’in ‘Çıplakkafa’ programında bir kez daha tekrarladım. Bu söz Twitter’da gündem oluşturdu, ilk defa duyanlar ne demek istediğimi tam olarak anlamadı. Öyleyse bu konuya bir kez daha göz atalım ve “İnsan ne zaman evlenmeli?” sorusunun cevabını bulalım

Gelin aşkın evrelerine bir göz atalım

1. EVRE: BULUTLARIN ÜZERİ 

Heyecanın dorukta olduğu, hormonların kol gezdiği, bulutların üzerinde dolaştığımız dönem. Beynimiz ‘dopamin’ denilen ve aşık olduğumuzda çok miktarda salgıladığımız hormonun etkisi altında. Dopamin, beynimizin muhakeme merkezini bloke ediyor. Biz karşımızdaki insanla ilgili ‘iyi, kötü, doğru, yanlış, güzel, çirkin’ gibi yargılara varamıyoruz. ‘Aşkın gözünün kör olduğu’ dönemdir bu. 6 ila 8 ay kadar sürer. Bu dönemde alacağımız her karar bizi yanıltabilir. Bu nedenle aşkı bu kadar yoğun yaşarken ‘karar’ almak yerine olayı akışına bırakmak, tadını çıkarmak iyidir. Bir başka deyişle bu dönemde ‘’ kararı alınmaz. İşte benim söylediğim ‘Aşık olduğunla evlen ama aşıkken evlenme’ sözü tam da bu dönem için geçerlidir

2. EVRE: SORULAR… SORULAR… 

İlk 6 ay tamamlanıp dopamin salgılanması normal seviyeye indiğinde artık gözümüz açılır. Muhakeme yetimiz geri gelir. Artık ilk 6 ayda hoşumuza giden bazı şeylerin bizi rahatsız ettiğini hissederiz. Bu dönem karşılıklı ‘tanıma’ dönemidir. Herkes birbirinin, zaaflarını, yanlış yönlerini keşfetmeye başlar. Ama bazı davranışlar aykırı gelse bile hep “Belki düzelir…” yargısı vardır. Ayrıca bu dönemde, “Ne oluyor, nereye gidiyoruz, acaba ilişki devam edecek mi?” gibi sorular zihni sürekli meşgul eder. Sevgi sözcüklerinin söylenmesi yetmez, geleceğe dönük bazı cümleler de istenir. Söylenmediği zamanda yüzlerce soru insanın kafasında dolaşır durur.

3. EVRE: ENDİŞELİ BEKLEYİŞ 

İlişki 1 yılını tamamlamış, aşaması, tanıma aşaması geçilmiş, artık gelecek endişesi yüreğe gelip yerleşmiştir. Herkes, emek harcadığı, zaman harcadığı ilişkisinin hangi yöne doğru yol aldığını bilmek ister. Artık gelecekle ilgili konuşmak gerekir. Her iki taraf da birbirine çok açık olmalıdır. Evlilik istiyorsanız ya da tam tersiyse bunu sevgilinize açıkça söylemelisiniz. Çünkü bu noktada ayrışmalar yaşanabilir. Taraflardan biri diğerinin isteğine cevap veremeyebilir. Örneğin siz evlenmek isteyebilirsiniz ama o istemeyebilir. Ya da “Henüz bunu konuşmak için erken” diyebilir. Bu durumda karar vermeniz gerekecek. Ya bulunduğunuz konumu koruyarak devam edeceksiniz, ya da sizin isteğinize cevap verecek başka birini tercih edeceksiniz.

EVLENME KARARINI ALMADAN ÖNCE…

Peki evlilik kararı aldınız. Ama tam da emin değilsiniz. Bence aşağıdaki maddeleri okuyun ve kararınızı bir kez daha gözden geçirin

1)Aşk ve evlilik farklıdır. “Bir imza neyi değiştirir?” demeyin çünkü her şeyi değiştirir. Sadece birbirinizle değil, ailelerinizle, arkadaşlarınızla ve devletle evleneceksiniz. Bu sorumluluğu taşıyabilecekseniz evlilik riskine girin. Evet, evlilik bir ilişki için en büyük risktir.

2)Kafanızda soru işaretleri varsa evlilik kararını yeniden gözden geçirin. Beyninizle ve kalbinizle ikna olmadıysanız evlenmeye kalkmayın. “Acaba doğru karar verdim mi?”, “Acaba doğru insan mı?”, “Acaba mutlu olacak mıyım?” gibi sorular beyninizin içinde dönüyorsa en azından bir süre için evlilik kararınızı erteleyin.

3)
Aşk güzel şey. Ancak insanı yanıltır. Aşkın hormonların dorukta olduğu ilk dönemlerinde evlilik kararı almayın. Çünkü o dönemde beyniniz ‘dopamin’in etkisi altındadır. Dopamin beyninizdeki muhakeme merkezini bloke eder. Bir başka deyişle sevgilinizi objektif olarak göremez ve yargılayamazsınız. Bu işin en doğrusu aşık olduğunuzla evlenmek ama aşıkken evlenmemektir.

4)“Evet bazı kötü yanları var ama evlendikten sonra değişir” yargısı yanlıştır. Türkiye’de boşananların yüzde 61’i “Eşimin sorumsuz davranışlarını evlenmeden önce biliyordum ama evlendikten sonra değişeceğini sanmıştım” dedi.

5)Doğru eşi seçebilmek çok önemlidir. Sizin için ‘doğru sevgili’ olan kişi ‘doğru eş’ olmayabilir. Sevgiliyken yapılan bencilce hareketler, hoşgörüsüzlüğe varan kıskançlık gösterileri hoşunuza gidebilir. “Beni sahipleniyor, beni koruyup kolluyor” diye düşünebilirsiniz. Ancak evlilikte bu durum büyük sorun yaratabilir. Eşlerden birinin diğerini ihmal ederek kendi başına ya da arkadaşlarıyla eğlenmesi, en çok şikayet konusu olan noktalardandır.

6)Eğlenemediğiniz insanla sakın evlenmeyin. Birlikte vakit geçirmekten hoşlanmıyorsanız, ortak beğenileriniz yoksa, ortak ilgi alanlarınız yoksa o evlilik sizin için zulüm haline gelir. Unutmayın siz bir görevi yerine getirmek için değil, ruhsal açıdan tatmin olmak için de evleniyorsunuz.

7)Üremek için de evlenmiyoruz. O yüzden daha baştan beyninizin ve kalbinizin kabul etmediği insanı çocuk yaparak eve bağlama fikrini aklınızdan bile geçirmeyin. Türkiye’de boşananların yüzde 64’ü çocuklu. Boşanma sebeplerinden biri de çocukla ilgili tartışmalar.

8)Evliliğin yarısı cinselliktir. Türkiye’de evlilik öncesi cinsel yaşam hoş görülmüyor. Birçok çiftin cinsel açıdan uyumlu olup olmadığını evlilik öncesi tespit etmesi mümkün değil. Ama en azından elini tuttuğunuzda, aklınıza geldiğinde, göz göze bakıştığınızda cinsel açıdan sizi uyarmayan biriyle evlenmeyin.

9)Evlilik belirli bir olgunluğa ulaşmış insanların yapması gereken bir eylemdir. Henüz kendi ailesinden kopamamış, ‘ana kuzusu’ diye tabir edilen kişiler evliliğe uygun değildir. Unutulmamalıdır ki; evlendikten sonra her insan kendi ailesini kurar. Ebeveynler, dara düşen, yolunu bulamayan çiftlere elbette yardım etmelidir. Ancak kendi hayatlarını yaşamalarına da izin vermelidir.

10)Kültür, eğitim, aile terbiyesi gibi kavramlar evlilikte büyük önem taşır. Bu noktalarda uygunluk şarttır. Eğitim açısından aralarında uçurum bulunan, hiç olmazsa birbirine yakın kültüre sahip olmayan ve terbiye açısından farklı noktalarda bulunan çiftlerin mutlu olması pek mümkün değildir.

AŞK  Doktoru :

Arananlar :kolay orgu modelleri sac,bu kışın saç renkleri,2014 gelin topuz modelleri,dökümlü gelinlik modelleri
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Sponsorlu Bağlantılar
Ara
Son Yazılar

Suna Dumankaya’dan Yetişkinlerde Öksürük ve Bronşit İçin Karışım

Suna Dumankaya’dan Yetişkinlerde Öksürük ve Bronşit İçin Karışım Suna Dumankaya yetişkinlerde olan öksürük ve Bronşit

0 3 17 Kasım 2017
Kategoriler

Moda, Kıyafet Modelleri, Bayan Giyim, Gelinlik Modelleri,Saç Bakımı Sosyetikcadde.com




خرید کریو دانلود فیلم دانلود آهنگ جدید